Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA

Yozgat Esnaf Gazetesi
yozgateesnaf
Gülşen Solmaz

Çocukluk İşte

Bu haber 27 Şubat 2018 - 13:43 'de eklendi ve 11.667 kez görüntülendi.
Çocukluk İşte

Bir kardeşin bir kardeşe yaptığı yaramazlığın sürükleyici hikayesi.

11 yaşındayım,  hayalimde canlandırdığım adını bir yumuşatıcı reklamından esinlenerek koyduğum,  hayali kahramanlarım var “Yumoşlarım” Öyle yumoş deyince aklınıza Oyuncak ayıcık falan gelmesin. Yumoşlarım benim görünmez kahramanlarım. Kimseye görünmüyorlar sadece benim hizmetime verilmiş Hizmetkarlarım onlar. Ben onların prensesiyim. Aslında gördüğüm bir şey yoktu sadece olmak istediğim yerlerde olduğumu hayal ediyordum. Büyük çocuklar küçük kardeşleri üzerinde Üstünlük kurmaya meyillidir. Bu hayal ürünümü kabullendirmem ve Tabi ki hayalim üzerinden pirim yapmam gerektiğini düşünüp,  anneme anlatmadan önce Benden küçük 3 kız kardeşimden birine anlatma kararı aldım. Tabi sözümden çıkmayan Ne desem İnanacak olanı seçtim. Benden 4 yaş küçük olan kardeşim Özlem... Nasıl ballandıra ballandıra anlattıysam inandı çocuk. Tabi onları görmek için ne istesem yapmaya hazır. Ben de kullanmaya... -Karnım acıktı yemek hazırla bana (Yoksa Yumuşlarımı göremezsiiiiiinnnnn) salıncakta 50 kez salla beni,  Tek ayak üzerinde zıpla,  Yarım saat ayakta bekle daha neler neler.. Eksiksiz tüm talimatları yerine getiriyor Çocuk ama her seferinde uydurduğum bahanelerle,  Göstermiyorum ona (prenses hasta,  kralımız öldü,  evleri yandı o yüzden gelemiyorlar falan) Evimizin arka bahçesinde tahminimce 3 metre yükseklikte Küçük bir tahta parçası ile kapatılmış,  bir insan bedeninin Ancak sığacağı büyüklükte bir delik var,  o delik büyük bir odaya bakıyor. Harman zamanı samanlar o delikten aşağıya aktarılıyor. Ağabeylerim Odanın içi saman dolunca samanların üzerine atladıklarını ve nekadar eğlendiklerini anlattıkça nasıl hevesleniyorum anlatamam. Saman yokken bile atlıyorlarmış. Ordan atladıklarını hiç görmedim ama kendimi o boşluğa bırakmanın ne kadar heyecan vereceğini düşündükçe Kalbim yerinden çıkacakmış gibi hissediyorum .Hayatı boyunca Hep önlem alarak yaşayan ben,  bir türlü cesaret edip atlayamıyorum o yükseklikten. Tam cesaretimi topluyorum atlamaya karar veriyorum,  Yüksekliği görünce Tekrar vazgeçiyorum. Biri benim yanımda atlasa ben de arkasından atlayacağım belki ama Kim atlayabilir? Kim? kim? “Tabi ya buldum “ diyen iç sesime bir de ampul yakıyor beynim. Sözümden çıkmayan,  Yumoşları mı görmek için sabırsızlanan kardeşim atlarsa hemen arkasından ben de atlarım. O’na bir şey olmazda bana da olmaz... Evin önünde Sek sek oynamak İÇİN çizdiğimiz alanda Kardeşlerim oyun oynuyor. Bir kağıda “Yumoşlardan mesaj var acil gel “yazdım Ve kardeşimin önüne bırakıp uzaklaştım ordan. Mesajı okur okumaz yanıma geldi Öfkeli bir sesle; -Yalan söylüyorsun senin yumoşların falan Yok,  Hiç görünmüyorlar bana Ben ; - İşte bugün büyük gün,  Seni yanlarına götürmemi istediler. Hadi gidiyoruz. Günlerce hikayesini dinlediği,  Prenseslerin, Kraliçenin olduğu bir alemi görme fikri güzel gelmiş olacakki geldi Benimle. Aldığım gibi samanlığa götürdüm onu. O yüksek pencereye yaklaştırdım,  Ancak saman Yok,  aşağısı beton zemin. - Şimdi sen burdan atlayacaksın Ve yumoşlarım seni havada yakalayıp,  Saraya götürecekler. Orda sana özel hazırladıkları sofrada otururken Ben geleceğim yanına. Anlatırken bile kendime kızıyorum Şuan ama çocukluk işte,  Sonunu düşünemiyorsun. Kardeşim o kadar güveniyorki bana üçe kadar saydı Ve atladı... Aşağı baktığımda Yerde öylece yatıyordu,  Bir kaç kez seslendim Ama Cevap vermedi. Korktum,  Bir daha onu göremeyeceğimi düşündüm. “Nasılsa annemler bulur ve kurtarırlar “ diye düşündüm, Ben söylersem Bana kızarlarsa diye düşündüm... Ya bulamazlarsa,  Ya söylemezsem daha da çok kızarlarsa? Koşarak anneme gittim ve “ Özlem samanlıktan düştüüüüü “ diye bağırdım Ve Yan komşunun bahçesine saklandım. Sonrasını hatırlamıyorum. Ora da uyuya kalmışım. Annemler beni arayıp bulmuşlar eve getirmişler. Hatırladığım tek şey Uyandığımda kardeşim Bir yatakta yatıyor benim uyanmamı bekliyor. Gözlerimi açar açmaz Heyecanlı bir sesle; -Abla biliyor musun? Yumoşları gördüm ben,  Hava da yakalayıp yavaşça yere bıraktılar beni... Şükürler olsun Kardeşim yaşıyor,  Belki Yumoşlar tutmadı ama çok İnandığı için gördü onları... Bu hikâye biraz komik biraz buruk ancak sonu daha kötü olabilirdi! Bu yüzden çocuklarınızı iyi dinleyin,  kurdukları hayalleri anlatmalarına izin verin,  Onların yanında abartılı hikâyeler olaylar anlatmamaya özen göstermemiz gerektiğini unutmayın! Fiziksel gelişimi kadar,  ruhsal gelişimlerini de takip edin! Son dönemlerde mavi balina gibi birçok çocuğun ölümüne sebep olan hayal gücünü hedef alan tehlikeli oyunlara dikkat edin! Önlem olarak bilgisayarlarınıza ebeveyn kontrolleri yükleyebilirsiniz. Sevgiyle kalın…

%100
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
100%
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA